`Güzel Asiye’nin Yemekleri`

Fatih Halıcılar Caddesi üzerindeki “Safran Ev Yemekleri” Asiye Aslan’ın sıcak sevgisiyle müşterilerine nezih bir ortam sunuyor


 

Çaydanlık ve Bardak
ne kadar kibirli dursa da
bardağın önünde eğilir çaydanlık.
öyleyse bu büyüklenme niye?
bu kibir, bu gurur niçin?
mütevazi ol, hatta bir adım bile
geçme gurur kapısından.
bardağı insan bunun için
öper daima alnından…
                                     e.vahidov

 

Kaldırımdan iki-üç basamak aşağı doğru dükkânın içine girer girmez yemeklerin buharı hemen yüzümüze vuruyor; sonra da yemeklerin o mis gibi kokusu burnumuzu işgal ediyor. Karşıda dev bir tabelada Asiye teyzenin kepçeli, kevgirli fotoğrafı hemen gözümüze çarpıyor. Birbirine çok yakın kurulmuş olan masalarda müşteriler aile sıcaklığıyla oturuyor. Biri gidiyor, diğeri geliyor.
Asiye Aslan 74 yaşında. Nam-ı değer ‘Güzel Asiye’ye yaklaşıyor; sohbetimize koyuluyoruz.
“Bu fikir kimden çıktı?” diye soruyoruz.


Aile bireylerini işaret ediyor, aradan sıyrılıyor sükuta erdiriyor dilini. Kızı başlıyor anlatmaya:
“Ev yemekleri fikri tamamıyla müşterilerimizden çıktı. Yani şöyle: Daha önce bu dükkânda bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan çeşitli bitki çayları satıyorduk. Bunların seminerleri de burada yapılıyordu. Gün geçtikçe sıcacık bir sevgiyle kuşanıyordu ortamımız. Yemekleri beraber pişiriyor, yiyorduk. Yemeklerin tadı damaklarında iyice yer edinince, bu dükkânı ev yemekleri pişireceğiniz şekle çevirin, dediler. 1998 yılından bu yana ev yemekleri yapıyoruz.”


Asiye teyzenin kızı, oğlu, gelini, torunu oturduğumuz masanın yanı başında hürmetle toplanıyorlar. Ne de olsa Karadenizli Asiye teyzenin yiğitliği de vardır her bir taraftan. Güler yüzüyle diş geçiriyor. Torunuyla yanak yanağa gülüyor.
Sonra Asiye Teyzenin hem torunu hem de çırağı olan başlıyor konuşmaya:
“Yemekleri kendimize pişiriyormuşuz gibi her gün hazırlıyor tezgâha koyuyoruz. Bu dükkânın evimizdeki mutfaktan bir farkı yok. Yemekleri sevgiyle pişiriyoruz; müşterilerimize ailemizden biriymiş gibi davranıyoruz. İlk etapta üç çeşit yemekle başladık. Gün geçtikçe yemek sayılarımızda arttı. En az on üç çeşit yemek çıkıyor; hepsi de el emeği göz nuru. Çok emek veriyoruz çok. ”


Asiye Teyze sabahın seherinde dükkâna ayak basar; karanlığı eda eder öyle çıkar ağır ve sabırlı adımlarıyla. Karadenizliyse başka şeyler de bilir. Belki bir türkü tutturur diyoruz ama nafile saklıyor bu meziyetini bizden. Yine erkek torun Asiye Teyzeyi biraz kızdırmak ve kendini ona sevdirmek mahiyetiyle başlıyor konuşmaya:
“Akşam saat yedi oldu mu babaannemi böyle sakin göremezsiniz. Alır kemençeyi eline, bıçağı nasıl tutuyorsa öyle tutar işte; hem çalar hem de horon teper ki görmeniz lazım. Müşteriler de bu oyna katılır.”
Yolunuz bir gün bu caddeden geçerse bu mekana da uğramayı ihmal etmeyin.

 

Hatice Karaca 


 

 




2012 Avrupa Spor Başkenti İstanbul`a yapılan yatırımları yeterli buluyor musunuz?

Yeterli buluyorum

Kısmen de olsa yeterli

Yetersiz

İstanbul`da yarın bu yollar kapalı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul`da bazı yollar trafiğe kapatılacak.