“Çok özel ve çok farklı bir kulübüz”

Spor köşemizin bu ayki konuğu sadece Türk voleybolu değil, Avrupa voleybolunun da son yıllarına damgasını vuran, Vakıfbank Spor Kulübü ve Almanya Milli Takımının antrenörü Giovanni Guidetti.

Geride kalan sezonu hem Türkiye ligi hem de CEV Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ile noktalayan Vakıfbank, bu sezona da iyi bir başlangıç yaparak Dünya Kulüpler Şampiyonluğu’nu kazandı. 6 senedir Vakıfbank’ın antrenörlüğünü yapan Giovanni Guidetti ile keyifli bir söyleşi yaptık.

 

 

Guidetti, babasının İtalya’da saygı gören bir voleybolcu olduğunu, onu Türkiye’de hayatını voleybola adamış olan Cengiz Göllü’ye benzeterek anlatırken, gençlik yıllarında kısa bir süre babasının yönlendirmeleriyle plaj voleybolu oynadığını dile getirdi. Ancak boyunun kısa olması ve fiziğinin uygun olmamasından dolayı iyi bir voleybolcu olamayacağına karar veren Guidetti, o yılları şöyle anlatıyor:

 

“İyi bir voleybolcu olamayacağımı anlayınca antrenörlüğü seçtim. İlk olarak 23 yaşımda İtalya 2. liginde antrenörlük yaptım. İlk birinci lig deneyimimi ise 25 yaşımda yaşadım. O yıllarda aynı zamanda İtalya Milli Takımı yardımcı antrenörlüğü de yapıyordum. Sonrasında Amerika, Bulgaristan ve Almanya gibi ülkelerde birçok tecrübe yaşadım ve 6 yıldır Vakıfbank’ta antrenörlük yapıyorum. Aynı zamanda Almanya Milli Takımının da antrenörüyüm.”

 

İtalyan teknik adam voleybolun son 6 yılına damga vurdu

 

Geldiği ilk yıldan beri her sene daha iyi neticeler alan Guidetti’nin takımı, geçtiğimiz sezonu 5 kupa ile tamamlarken, Türk voleybol tarihinin en büyük başarılarına imza attılar. Vakıfbank'ın çok özel bir takım olduğunu ve bu başarıların mükemmel oyuncuların mükemmel motivasyonuyla kazanıldığını dile getiren Guidetti, takımını ve başarılarını şu sözlerle anlatıyor:

 

“Takımın özel olmasının sebeplerinden birisi temelinin Türk oyunculardan kurulu olmasıdır. Diğer sebebi de her yıl takımda ufak değişikler yapmamızdır. Geçen yıl bu takıma Fürst’ü koyduk. Bu yıl Glinka gitti, yerine Costagrande geldi. Ne kadar çok az taş yerinden oynarsa sistemde o kadar güzel işlemeye devam eder. İyi çalışan bir sistemde küçük değişiklikler yapıp temeli sarsmamak büyük başarılar getirir.”

 

"Antrenör takımın aynasıdır"

 

Hem Türk hem de Alman voleybolseverler tarafından çok sevilen ve sempatikliğiyle onların gönlünde taht kurmuş olan Guidetti, onlara kendini nasıl sevdirdiğini sorduğumuzda bakın nasıl cevap veriyor.

 

“Onlar bana eğlenceli biri olduğumu ve sahaya çıktığımda etrafıma sürekli pozitif enerji yaydığımı söylüyorlar. İşimi çok fazla seviyorum. Ve işini seven insan her zaman hırslı olur. Bilemiyorum ama bu hırsla insanlara pozitif enerji verirken, takımlarının antrenörünün böyle olması onlara mutlulukta veriyordur. Çünkü oyuncularım dahil herkes hislerimin gerçek olduğunu görüyorlar. Ve benim inandığım şey bir antrenör takımının aynasıdır. Aynı zamanda antrenörün aynası da takımıdır. Antrenör tembelse, takımda tembeldir.”

 

 

İtalyan teknik adam Ortaköy'e gitmeyi seviyor

 

6 senedir İstanbul’da yaşayan Guidetti, yaşadığı şehre olan hayranlığını dile getirmeden edemiyor. İstanbul'un harika bir şehir olduğunu ve her ay hatta her hafta yeni yerler, yeni mekanlar bulabildiğini dile getiriyor. Guidetti, İstanbul’un çok aktif bir şehir olduğunu ve dolayısıyla her geçen gün kendini yenilediğini de söylüyor.

 

Antrenman ve maçların yoğunluğundan fırsat bulduğunda neler yaptığını sorduğumuz Guidetti, “İstanbul’da yaptığım en iyi aktivite Üsküdar’dan bota binip, Beşiktaş’a ve oradan Ortaköy’e kadar boğazı gezmek oluyor. Bunu çok seviyor ve sık sık yapmaya çalışıyorum. Yaşadığım yer olan Ataşehir’i de çok seviyorum. Burada İtalyan restoranların çok olması beni mutlu ediyor.” diyor.

 

 

Bu keyifli söyleşimizin sonuna gelirken, Guidetti’nin kulübüyle ilgili eklemek istediklerine kulak verdik. Guidetti son olarak şunları dile getirdi:

 

“Ben bu tür röportajların sonunda hep Vakıfbank yönetimine teşekkürlerimi ileterek nokta koyuyorum. Çünkü 6 sene önce çok başarısız bir ilk sezon yaşamama rağmen bana inanıp sabrettiler. Yaptıkları şey o dönem düşünülünce normal bir şey değildi. Sadece istatistiklere değil duygularına da kulak verdiler. Yani sadece takım olarak değil aslında kulüp olarak da çok özel ve farklı bir kulübüz. Sizlere, kulübüme ve tüm voleybolseverlere teşekkür ediyorum.”

 

Röportaj: Metin Timur Tüfekçiler

Haberi Paylaş